Yöneticilerin Zor Ödevi

KPMG, ''Global finansal belirsizliğin bu denli arttığı bir dönemde şirketlerin dayanıklılığı nasıl artırılır?'' konusu inceledi...
 Tarih: 15-09-2020 15:12:43
Yöneticilerin Zor Ödevi

KPMG'den Sermaye ve Borç Danışmanlığı Hizmetleri, Şirket Ortağı Orhan Turan'ın özet olarak açıkladığı habere göre; insanlık tarihi aynı zamanda “Bilgi”nin seyahat güncesi olarak da okunabilir. Medeniyetin gelişimi, bilginin devir hızının artması ile çok daha ileriye gidebilmiştir. 

Üretilen bilgi kopyalanarak bulunduğu bölgeden diğerine taşınırken, doğasındaki sorunları da yanında götürmüş, ancak hızı ve menzilinin sınırlı olması nedeniyle binlerce yıl boyunca ancak yerelden bölgesel boyutlara taşınabilmiştir.

Oysa son 200 yılda gerçekleşen coğrafi keşifler, artan ulaşım teknolojileri, bilgi kayıt tekniğinin gelişmesi sebebiyle bilgi devir hızı oldukça artmış, bununla birlikte yarattığı sorunlar da küresel ölçeğe taşınmaya başlamıştır.

Bu devinim nedeniyle insanlık her geçen yıl daha önce hiç yaşamadığı yeni güçlüklerle mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Sorunlar geçmişte hiç yaşanmamış olduğu için bildiğimiz çözümler de çoğunlukla yetersiz kalabilmektedir.

2008 Global Finansal Krizi de benzer şekilde daha önce hiç yaşanmamış boyutta olduğundan uygulanan çözüm de hiçbir zaman sorunun derinliği kadar sofistike olamamıştır. 

Ancak gelişmiş ülke merkez bankalarının hareket kabiliyeti, birçoğunun krizin çözümünde ortak çalışabilmesi sayesinde çıkan yangın tüm dünyayı kavurup küle çevirmeden durdurulabilmiştir. Ancak krizin boyutu ve genişleme kapasitesi, karar vericileri o kadar kaygılandırmıştır ki, çözüm olarak daha önce hiç görülmemiş boyutta parasal genişleme politikaları hayata geçirilmiştir. 

Global ekonomi, halen 2008 Krizinin kısmi etkilerini taşırken son yıllarda ticaret savaşları, Brexit, gelişmekte olan ülkelerin kırılganlığı ve jeopolitik riskler başta olmak belirsizlik patikasında hızla ilerlemekteydi. Birçok değerli ekonomist uzunca bir süredir, yeni bir global resesyonun yaklaştığı konusunda uyarılarını kamuoyu ile paylaşmıştı. Tabi, 2008’e göre merkez bankalarının hareket kabiliyetinin çok daha düşük olacağı ve politika araçlarının aynı şekilde yetersiz kalabileceği uyarısıyla birlikte.

Tüm bunların üzerine 2019 son çeyreğinde, Çin’in Wuhan bölgesinde ortaya çıkan Covid-19 virüsü 6 ay gibi kısa bir süre içerisinde neredeyse tüm dünyaya yayılmış, küresel olarak sosyal ve ekonomik felaket sayılabilecek boyutta kırılmalara yol açmıştır. 

Bugün birçok ülke yeniden normalleşmenin ürkek adımlarını atarken, hemen hemen hiçbir bölgede salgının kalıcı olarak bitirildiği iddia edilememektedir. 

Krizin ilk 6 ayı geride kalırken, uzun vadeyi bir kenara bıraksak dahi yakın gelecekte tüketici davranışları, ticaret ve lojistik imkanları ile finansal piyasaların durumunun ne olacağı konusunda henüz bir görüş birliği bulunmamaktadır.

Peki böylesine bir belirsizlikte yöneticiler şirketlerini nasıl koruyabilir, yakın gelecekte karşı karşıya kalınabilecek yeni risklere karşı şirketlerini nasıl hazırlayabilir?

Ya da hazırlanmak gerçekten mümkün mü?

Krizin nereye evrileceği ve ya da ne zaman sonlanacağını tahmin etmek bugünkü verilerle maalesef mümkün görünmüyor.

Buna karşılık yöneticilerin iş yapma biçiminde bazı konuların kalıcı olarak değiştiğini söylemek rahatlıkla mümkün.

Şöyle ki;

• Var olan riskleri içerideki verilerden yola çıkarak tespit etme ve buna göre önlemler geliştirme çabası, bir şirket için gelecekte tek başına yeterli olmayabilir. Bu nedenle sınırsız olasılık üzerinden senaryo çalışabilmeye imkan veren, yapay zeka ile desteklenmiş dinamik finansal modeller, tüm büyük şirketler için önemli bir yönetim aracı olmak durumundadır.

• Geçmişe bakarak geleceği tahmin etmek eskiden olduğundan çok daha fazla hata payı içerecektir. Bu nedenle yıllık bütçe ve stratejik iş planı hazırlanırken

“sıfır tabanlı analiz” yöntemi, hassasiyet analizlerinde mutlaka yer almalıdır.

Birçok şirket için zor kararların alınması gerekliliği öngörülmüş olsa da farklı kaygılarla uygulamaya geçirilememektedir. Ancak yaşadığımız krizde, dünyada birçok şirketin uyguladığı gibi, önümüzdeki dönemde de gönüllü “Kış Uykusu”, önemli kriz yönetim aracı olarak kullanılacaktır. Yöneticilerin ajandalarında şirketlerin kış uykusu planlarının hazırlanmış olarak yer alması sağlıklı olacaktır.

Covid-19 krizi bir taraftan belirgin bir halk sağlığı sorunu olsa da, aynı zamanda şirketlerin sağlık problemini de beraberinde getirmektedir. Tıpkı tüm canlılar gibi şirketler de ölümsüz değildir. Ancak doğru bir şekilde yönetilerek bu ömrün oldukça uzatılması mümkündür. Yöneticilerin en önemli hedefi şirketlerini kendilerinden sonrakilere bırakmakla sınırlı olmamalı, şirket ömrünü olabildiğince uzatmak olmalıdır.

Tüm bu yeni yönetim çalışmalarının ilk adımı da bugünden bakıldığında şirketin ne kadar ömrü kaldığını doğru tespit edebilmek olacaktır. Kalan ömrü ne kadar iyi tespit edebilirsek, bunu uzatmak için doğru adımları atmak da aynı şekilde mümkün olabilecektir.

Covid-19 sonrası hizmet yaklaşımı

Covid-19, şirketlerin iş sürekliliğini ve iş yapış şekillerini farklı şekillerde dönüştürmeye devam ediyor.

Çağımızın en büyük krizlerinden birine yol açan Covid-19 ile mücadele yol haritasında “yeni gerçekliğe” adım attığımız şu günlerde, şirketlerin normalleşme süreçlerinde doğru kararlar vermeleri ve operasyonlarını bu yeni çağa adapte edebilmeleri yüksek önem arz ediyor.

KPMG Türkiye olarak şirketlerin COVID-19 sonrası ihtiyaçlarına yönelik sunduğumuz holistik çözümlerimizle müşterilerimize değer katmaya devam ediyoruz.

Raporun tamamına ulaşmak için buraya tıklayın.
 

Etiketler
  Kaynak: https://home.kpmg/tr/tr/home/gorusler/2020/07/yoneticilerin-zor-odevi.html
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER ARAŞTIRMA Haberleri
Tüm Anketler
İş Yerinde Mutsuzluğun Nedeni Nedir?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI