Dr İzzet Memi
  02-04-2020 06:28:00

Belirsizlik Dönemlerinde Kendi Geminin Kaptanı Olabilmek

Belirsizlik Dönemlerinde Kendi Geminin Kaptanı Olabilmek.

Bir kaptanın görevi nedir? 

Kaptan gemisini belli bir rota eşliğinde varılacak hedefine ulaştırmaya çalışır. Biz de aslında normal rutinimizde hayatımızı bu şekilde yaşamaya çalışıyorduk. Kendimize belirlediğimiz varış noktasına bizi ulaştıracak rotamızı izleyerek yaşamı deneyimliyorduk.

Fakat fırtına çıktı. Ve durum ani şekilde değişti.

Şimdi geminin kaptanı olarak yapabileceğimiz birkaç şey var;

Ya gemimizin yelkenlerini rüzgarın estiği yöne göre düzenleyip yeni bir rota ile yolumuza devam edeceğiz, ya da kontrolü elden bırakıp rüzgarın bizi sürüklediği yere gidip, kendimizi bulacağımız yere razı olacağız. 

Sen hangisini yapmayı seçeceksin?

Daha önce de yaşadık bu tarz durumları aslında. Hayatımızda hep bir yerlerde yağmur yağdı, rüzgar esti, deniz dalgalandı. O süreçlerde kamaramıza çekildik belki, belki görmezden gelmeye çalıştık durumu, kafamızı meşgul ettik süreç geçene kadar. Ve süreç geçti de çoğu zaman. 

Ama şimdi durum farklı. Şu anda kamaramıza çekilsek de, perdeleri kapasak da yağmurun sesi gümbür gümbür geliyor dışarıdan.

Peki bu fırtınayı 10 defa yaşamış bir kaptanın yaklaşımı nasıl olur?

Sakin? Ne yaptığını bilen? Soğukkanlı? Olgun? 

Hepsi olabilir. İşte bütün amaç da bu zaten. Bu salgını 10 defa yaşamayı beklemeden, bu halleri şimdi bu sürece taşıyabilmek. 

İlk şoku atlattıktan sonra, hareketsizlikten çıkıp, çözüme yönelebilmek. 

İsyanımızı ettik, öfkemizi kustuk, korkumuzda boğulduk. Ve baktık ki her şeye rağmen hayat devam ediyor. 

Şimdi sıra neye geldi?

Eğer bir şekilde içsel olarak bu döngüye müdahale etmezsek, o zaman sıra bu saydıklarımın daha da şiddetlenerek kendini göstermesine geldi.

Eğer müdahale etmeyi seçersek, işte o zaman başka bir halde bu süreci geçirebiliriz. 

Peki neye müdahale edebiliriz?

Süreçler ilgili değiştirebileceğimiz pek bir şey yok. Süreç bu, ve biz de istesek de istemsek de bu süreci deneyimleyeceğiz. Eğer süreci değiştiremiyorsan, o zaman tek değişiklik yapabileceğin yer kendin.

Kendi yaklaşımın, kendi bakış açın.  

Nasıl yapılır bu?

Bu fırtına ortamında yelkenlerini rüzgara uyumlayarak ve yeni bir rota belirleyerek. 

Yani, beklentini ve ihtiyaçlarını sürece uyumlayarak ve öngörü ile bu süreçten nasıl bir senle çıkmak istediğine karar vererek.

Duruma dair bütün tepkimiz şu anda ve gelecekte beklentilerimizin karşılanmaması ihtimalini düşünmekten çıkıyor aslında.

Sağlık, aile, iş gibi kavramların istediğimiz şekilde hayatımızda olmama ihtimali bizi kaygıya düşürüyor.   

Burada söylemek istediğim beklentiyi düşürmek değil. İnsan her zaman bekledi, bekliyor ve bekleyecek. Burada yapabileceğimiz şey beklentinin yönünü değiştirmek. 

Şu anda hayat bana beklediğim şeyleri vermiyorsa, o zaman ben bu beklediğim şeylerle ilgili neler yapabilirim diyebilmek. 

Şimdi ben ne yapabilirim?

Burada belki ben İzzet olarak kendimce neler yapılabileceği konusunda paylaşımda bulunabilirim, ama o zaman senin geminin kaptanı ben olmuş olurum. 

Bu süreç ve çözüm odaklılık hali senin kendi gemini bu fırtınadan çıkarabilmen için tamamen özgün olmak durumunda. Bu senin hayatın ve senin kendi sorumluluğun.

Sadece şunu söyleyebilirim; seni kaygılandıran durumlar için (sağlık, aile, iş, gelecek vs.) ;

Şu andaki durumun sana fayda sağlıyor mu?

Senin hangi halin duruma daha fazla fayda sağlayabilir?

Soruları ne yapman gerektiği ile ilgili sana ip ucu verebilir. 

Hayatında her şey elinden alınabilir. Sağlığın, ailen, işin, paran, itibarın…
Ama bir şeyi hiç kimse senden alamaz, o da tepkini seçme özgürlüğünü…

İşte şimdi bu özgürlüğü sonuna kadar kullanma hakkın belirdi.

Bu hakkı neden kullanmak durumundasın biliyor musun?

Çünkü kendi yaşamın için yetişkin bir insan olma sorumluluğu bunu gerektirir. 

Bunu seçmeye de bilirsin. Ama eminim ki daha önce de seçmedin. Ve seçmediğin halin seni hayatında bir yerlere getirdi. Bunu deneyimledin, biliyorsun. Ama seçen halin seni nerelere getirecek, tepkisini seçen halinle neler mümkün bunu daha bilmiyorsun…

İşte sadece bunun için bile denemeye değer.

Şimdi ne yapacaksın?

Her şeye rağmen dümenin başına geçip geminin kaptanı mı olmayı seçeceksin?

Yoksa kamaranda oturup duygu denizinde savrulmayı mı?

Amacın ne?

Amaç bu süreçte gemimizi bu fırtınadan çıkarmak. 
Bunun içinde yapabileceğim en faydalı şey, şikayet etmek yerine yapabileceklerime odaklanmak olabilir. 

Dur, kendini dinle, düşün ve yoluna devam et.

Bu süreçte yetkinliklerini ve deneyimini doğru gözlemle ve kendini bildiğin halinle kendi rotanı çiz.

Kendini bilen, tepkisini yönetebilir. 
Kendini bilen hem gemisinin kaptanı olabilir, hem de dış şartların belirsizliğinden bağımsız kendi davranışını belirleyebilir. 

Hayat sana bir sordu…
Soru aslında ne biyolojiden ne de dinden geldi…

Soru ‘’sen’’den geldi: 
Şimdi ne yapacaksın?

Ve cevaplarken kim olmayı seçeceksin?


Dr.İzzet Memi

Asıl mesleğini ''İnsan olmaya çalışmak'' olarak nitelendiren Dr. İzzet Memi, bu yolculukta yan dal olarak konuşmacı, eğitmen, oyuncu ve yazarlıkla hayatına devam etmektedir. 

Yaklaşık 4 sene önce ayrıldığı kurumsal yaşamdan bugüne kurucusu olduğu Kendine Değer firması çatısı altında felsefe, nörobilim, mitoloji ve kadim bilgelikleri kendine temel alarak mutluluk, akıl, irade, duygu yönetimi, iletişim ve motivasyon konularında hem bireysel hem de kurumsal alanda konuşmalar yapıp, eğitimler vermektedir. 

Katıldığı televizyon programlarının yanı sıra, Dr.Memi 2017 Kasım ayında Umut temalı Tedx İstanbul organizasyonunda konuşma yapmıştır. 

Ayrıca, yine bu konuların işlendiği 2015 yılında çıkan Açık Ruh Ameliyatı adlı kitabının yanında tek kişilik oyunu ‘’Karşı Yaka Işıkları’nı 4 sezondur sahnelemektedir. 

2019 yılının başında Belçika’da aldığı 9 günlük eğitim sonrasında Avrupa’nın en köklü eğitim firmalarından Krauthammer firmasının resmi eğitmeni olan Dr.İzzet Memi, halen aktif olarak kurumsal alanda bu firmanın eğitimlerini vermeye devam etmektedir.

 

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Tüm Anketler
İş Yerinde Mutsuzluğun Nedeni Nedir?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI