Dr. Evrim Derinözlü
  05-12-2020 10:47:00

Üniversite Pazarlaması

Bugün ülkemizde 4 tanesi meslek yüksek okulu olmak üzere toplamda 78 vakıf  ve 129 devlet üniversitesi bulunmaktadır. Tüm bu üniversitelerde 3.002.964 önlisans, 4.538.926 lisans, 297.001 yüksek lisans ve 101.242 doktora öğrencisi kayıtlıdır.

Üniversitelerin sayısının gün geçtikçe artması ve bölümlerin çeşitlenmesiyle “Üniversite Pazarlaması” kavramı da önemli hale gelmiştir. Üniversiteler pazarlama faaliyetlerini gerçekleştirirken belirledikleri misyon ve vizyon doğrultusunda hedeflerine doğru ilerlemelidir.

Ülkemizin ilk üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi “Tarihten Geleceğe Bir Bilim Köprüsü” olarak tanımladığı eşsiz vizyonuyla ve attığı başarılı adımlarla tüm üniversitelerimize örnektir.

Üniversitelerin de tıpkı markalar gibi marka iletişimi faaliyetlerinde atacakları ilk adım marka bilinirliliği sağlamak olmalıdır. Bu marka adının bilinmesi demektir. Üniversitelerin isimleri markalarının adıdır. Örneğin “Safranbolu Sanat Üniversitesi” kurduğumuzu düşünelim; adını herhangi birine söylediğimizde “Evet, biliyorum.” cevabını alabilmeliyiz. Yani üniversiteyi bulunduğu muhitte herkes bilmelidir. Sonra bulunduğu ilçede ve ilde herkes duymalıdır. 

Marka imajı, marka güveni, marka tercihi, marka bağlılığı, marka sadakati gibi pazarlama literatüründe kullandığımı tüm kavramlar üniversiteler için de geçerlidir. Tüm bunların yaratılması için planlı bir marka iletişim sistemi kurulmalı, organizasyon şemaları günümüz dijital dönüşüm çağına uyarlanmalıdır.

Rekabetin üniversiteleri de etkisi altına aldığı yeni dünya seçme şansını veliler yerine öğrencilere kaydırmıştır. Dolayısıyla tanıtım faaliyetleri öğrencilere yönelik gerçekleştirilmelidir. Ancak hala velilerin gözüne girmekte de fayda var.

Öğrenci adaylarını etkilemek isteyen üniversiteler çeşitli etkinlikler ile iletişimlerini güçlü tutarak yarışı kazanmalıdır. Bu etkinlikler öğrenci adaylarına yönelik olabileceği gibi onların tercihlerinde etkili öğretmenlere ve velilere yönelik de olabilir. Annesine ücretsiz okuma yazma kursu veren bir üniversiteye kimse kayıtsız kalamaz.

Etkinlikleri iç ve dış yapım olarak ikiye ayırabiliriz. İç yapım olan etkinlikler üniversitede çalışan akademisyenlerin verdiği eğitimler vb. iç kaynaklarla yapılabilen etkinlikler olabileceği gibi davetli bir konuşmacı ile dış kaynak kullanılarak da gerçekleştirilebilir. Bu eğitimleri üniversitenize ya da ziyaret ettiğiniz liselerde ve kültür merkezi gibi halka açık yerlerde yapabilirsiniz. Dış yapım ise başka kurumların gerçekleştirdiği etkinliklere ev sahipliği yapmaktır. Örneğin firmalar, belediyeler vs. personel eğitimlerini üniversitenizde yapabilir. Üniversitenizin sınıfları, toplantı odası, oditoryumu, bahçesi gibi fiziki imkanlarını kullandırarak tanıtılmasını da sağlarsınız.

Üniversitelerin bünyesinde kurulan sürekli eğitim merkezi, kariyer merkezi, araştırma merkezi, girişimcilik merkezi, yabancı diller ofisi gibi birimler gerçekleştirecekleri kurslar, etkinlikler, toplantılar, buluşmalar, yarışmalar vb. ile üniversite pazarlamasını destekler.

Üniversiteler özellikle öğrenci stajlarına zemin oluşturmak adına yapacakları çözüm ortaklığı anlaşmaları ile öğrencilerine iş imkanı dahi yaratabilirler. Birlikte gerçekleştirecekleri projeler ile öğrencilerin deneyimsizlikten sıyrılmalarını sağlayabilirler. Staj dışında işbaşı eğitimler, atölyeler, projeler ile daha sektörle iç içe bir sistem kurulabilir.

Üniversitelerin düzenli olarak tüm aşamalarda aday öğrencileriyle temasta olması gerekir. Okul ziyaretlerini gerek pazarlama personelleri gerekse hocalar ve öğrenciler ile gerçekleştirerek uzun ömürlü ilişkiler kurulabilir. Tabii bunun için tüm personel, akademik kadro ve öğrencilerde üniversitenize karşı aitlik duygusunu oluşturmanız gerekir. Ancak o zaman size seve seve destek olurlar. İçtenlik pazarlamanın olmazsa olmazıdır.

Eğitim bir ülkenin can damarıdır. Varoluş amacınızın ne olduğunu her daim vurgulamalı yani misyon ve vizyonunuz daima sırtınızda gezmelisiniz. Özellikle ücret ödenen eğitim kurumlarının bu fiyata değer olduklarını, verdikleri eğitimin ederinin gerçekten bu olduğunu göstermesi gerekir.

Üniversitenize karşı sempatisi olan adayların aklına tercih zamanı ilk siz gelirsiniz. Hayalleri ufacıkken oluşan gençlerimizin hayatlarına ne kadar erken girerseniz kardır. Bunun için çeşitli etkinliklerle ilköğretim öğrencilerini de kampüsünüze davet etmelisiniz. Hatta projelerinize dahil edebilirsiniz. Özellikle bugün en büyüğü 10 yaşında olan Alfa kuşağından öğreneceğimiz çok şey var!

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Tüm Anketler
İş Yerinde Mutsuzluğun Nedeni Nedir?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI