Totti Efsanesi; Roma'nın Kralı Olan Kaptan

Kaptan Yönetici Olarak İlk Tecrübesini Yaşadı... Bu yeni tecrübesi ve hayatına dair önemli ilham kaynaklarını İtalyan spor programında anlattı...
 Tarih: 06-11-2019 13:56:31   Güncelleme: 18-11-2019 17:18:31
Totti Efsanesi; Roma'nın Kralı Olan Kaptan

Kaptan yöneticilik çok farklı bir tecrübe oldu... 

Yöneticilik ve futbolculuk arasında oldukça büyük fark var. 

Farklı bir iş, çok iş var ve çok tutkuluyum. 

Hala sahada oynuyor olsaydım hissedeceğim duyguları yöneticiyken de aynı şekilde taşıyorum. 

Benim için yeni bir macera ve gerçekten mutluyum. 

Yöneticiyken mi yoksa Oyuncuyken mi kendini daha çok baskı altında hissediyorsunuz?

Yöneticiyken daha çok baskı altındasınız. 

Çünkü futbolcu olmak için dünyaya geldim. Bu yüzden sahada yeteneklerim sayesinde sorunlara çözüm bulmak daha kolaydı. 

Bu yeni görev çok farklı ve zor. 

Hatıraların; 2001 deki Lig Şampiyonluğu ve 2006 Dünya Kupası. Hangisi daha güzeldi sence? 

İkisi de Hafızaya kazınan zamanlardı

İtalya ligini derim çünkü Dünya Kupası nı kazanma şansım vardı. Bu kolay değil ama şansım yaver gitti. 

İtalya ligini kazanmak çocukluğumdan beri her zaman hayalimdi ve bunu üstümdeki Roma formasıyla gerçekleştirmek inanılmazdı. 

Çünkü Roma da bunu kazanmak hiç kolay değildi ve gerçekten çarpıcı bir olaydı. 

Dünya Kupası öncesinde kötü bir sakatlık yaşadın kısa sürede tedavi görmene de rağmen kimse senin oynamanı beklemiyordu fakat teknik ekibin kararıyla oynadın ve Dünya Kupası’nı kazandınız. Bu gerçekten sıradışı bir şey 

2006 Dünya Kupasından 4 ay önce sakatlandım, ağır bir sakatlıktı. 

Tedavi edilerek Dünya Kupası’na zamanında yetişebilmem kolay değildi 

Ama gelişen fizyoterapi süreci, anında beni ameliyat eden Dr Mariani ve beni oynmaya özendiren Teknik Direktörümüz Marcelo Lippi sayesinde  bu maceraya atıldım ve tedavimi hızlandırmak için gerekli güce eriştim. 

Kariyerine geri dönersek, 1993’te ilk maçını Brescia karşısında oynamıştın ve o dönem antrenör Boskov’du.

Fakat sana sürekli oynayabilmen için şans veren isim Mazzone’ydi. 

16 yaşındayken Vujadin Boskov ile Seri A’da oynamaya başladım. 

Bu şansı bulduktan sonra bu hayali gerçekleştirebileceğimi düşünmüyordum. Özellikle genç bir futbolcuyken.

Carlo Mazzone gibi doğru bir insan ile çalışmak benim kişisel gelişimime katkı sağladı. Onunla tanıştığım için çok şanslıydım çünkü saha içinde ve dışında bana çok şey öğretti. Sonrasında Carlos Bianchi göreve geldi ve işler yolunda gitmedi. En sonunda takımdan ayrıldı… 

Bianchi ile frekansımız uyuşmadı. Benim hakkımda farklı amaçları ve düşünceleri vardı. Roma’dan ayrılıp başka bir takımda tecrübe edinmemi istedi. 

O sıralarda Roma’da Ajax ve Dortmund’ta oynanan turnuvada üst düzey oynadım ve başkan Sensi beni Roma kulübünde tutmaya karar verdi. 

Bu sırada Bianci başkana ya ben ya Totti dedi ve başkan beni tercih etti.

İyiki bütün kariyerimi Roma da geçirdim çünkü o dönem Roma’dan ayrılsaydım bir daha geri dönermiydim bilmiyorum. 

Roma’da insanlar TOTTİ YOKSA PARTİ DE YOK  diyorlar.

Bu roma taraftarları tarafından yapılan özel bir şey olduğunu düşündüğüm bir pankart çünkü taraftarların bu takım için sahip olduğu tutkuyu ve aşkı biliyorum. 

 

 

 

Bianchi Roma’da fazla görev yapmadı yerine Zeman geldi…

Zeman ilk geldiğinde biraz korkmuştum çünkü atletik açıdan çok sıkı çalışmamızı isteyen ve takımından çok şey bekleyen bir teknik direktördü.

Bilirsiniz futbolcular atletik özelliklerine çalışmak pek istemezler. Fakat günlük çalışmalar sonrasu Zeman’ı takdir ettim. Diğerlerinden farklı bir antrenördü. Doğru bir adamdı ve yaptığı şeye sevgisini katabiliyordu. 
 
Capello geldiğinde yöneticilikten menejerliğe kadar her şeyi yaptığını söyledi ama en sonunda o kazandı. 
 
 
Capello yarıştığı her mücadelede kazanan bir antrönördü yani ona kazanmayı bilen antrenör diyebiliriz. 
 
Max. Seviyede oynayıp rekabet içine girebilen bir takım yaratma konusunda çok iyiydi. Yani italya ve Avrupa da çok defa kazanırsanız bu geçekten güçlü bir menajer olduğunuz anlamına gelir. 
 
Pele, Dünya Futbol Tarihi’ndeki en büyük sanatçılardan biri olduğunuzu söyledi…
 
 
Eğer Pele bunu söylediyse ciddiye alırım ve bu cümle 25 yıllık oyunculuk kariyerimde duyduğum en iyi cümlelerden biri olur. Çünkü Pele ve Maradona benim için her zaman performansına ulaşılamaz oyunculardı. 
Onlar futbol demektir, o yüzden Pele’den böyle güçlü sözcükler duyduğum  için gururluyum. 
 
Senin bir bakıma evin olan ve her zaman daha iyi oynadığın Roma Olimpiyat Stadı vardı. 
 
 
Evet benim evim gibiydi ve hem ambiyansını hem de her küçük detayını biliyorum. Ama her zaman San Siro’da İnter ve Milan’a karşı iyi maçlar çıkardın… 
Çünkü O.Stadı’ndan sonra benim için İtalya’daki en önemli stadyumdur.  Gerçekten güzel bir stat ve bu yüzden Milano’da bulunan La Scala Opera
 
Merkezi’nin lige uyarlanmış hali La Scala del Calcio diye isimlendirilir. Bu stadyum size o tutkuyu geçirir ve zevk alarak oyun oynama istediğinizi arttırır. San Siro’ya çıkarken hep bunu düşünürdüm ve bu sayede performansımı üst seviyeye çıkarırdım. 
 
Roma olmadan, Olimpico Statı olmadan, Roma taraftarı olmadan, Trigoria tesisleri olmadan yaşayabilir miydin?
 
 
Kariyerimin tümünde Roma’da kalarak hayatım için büyük bir karar verdim. 
 
Tabiki kararımı değiştirme gibi bir opsiyonum olsaydı R.Madrid’e gidip oynardım. 
 
 
Ama bu insanlara ve Roma taraftarına saygılı bir şekilde olurdu. 
 
Yine de her zaman desteklediğim ve destekleyeceğim takımımda kalarak doğru bir karar aldım. 
 
 
Son maçından bahsedelim biraz Roma taraftarı, İtalyanlar ve bütün Dünya için en duygulu ve en önemli maçtı ve sıradışı bir şeydi… Stadyumdan ayrılmak istemedin, daha önceden görmediğimiz gözyaşlarını gördük, çok duygusaldı.
 
 
Eğer o günden bahsedeceksek 1 yada 2 ay üstünde konuşmamız lazım.. Benim için özel bir gündü ve diğer günlerden oldukça farklıydı.
Son maçım olduğunu biliyordum ve Roma formasını son kez giymek benim için zor olmuştu. Aynı zamanda güzel bir gündü çünkü çok hareketliydi. 
 
 
Tutku dolu 25 yıldan sonra iyi ve kötü anların tanığı olan taraftarlarımla sahada son kez buluştum. Onlara karşı hissettiğim ve onlarında bana karşı hissettiği sevgiyi anlıyordum. Farklı yüzler gördüm ve bunu o gün görmek isterdim. Çünkü oynarken onları gollerimle ve asistlerimle güldürmek için çabaladım. Son maçımda ise o gülümsemelerin göz yaşına dönüştüğünü farkettim. 
 
 
O günü yeniden doğuş olarak gördüm çünkü Roma kulübü benim için herşey demek ve o gün benim için büyük anlam ifade ediyor. Aileme, çocuğuma ve arkadaşlarıma sahip olduğum için çok şanslıydım çünkü bu geçirdiğim 25 senede bana çok yakın oldular. Kısacası kulübüme verdiğim katkıları onların benim hayatımı kolaylaştırmasına borçluyum. Benim için ve bu insanlar için tarihi bir gündü.  Çünkü kariyerimin bitişi Roma’nın en üst seviye oyuncularının jenerasyonunun bitişiyle tesadüf ediyordu. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

Etiketler
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER SPOR Haberleri
Tüm Anketler
İş Yerinde Stres Yaşamanızın Temel Nedeni Nedir?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI