Sonuç Odaklı Olmak Her Zaman İşe Yaramaz

Danışman, Eğitmen ve Profesyonel Koç, Muhammed Satılmış şirketlerde yöneticilerin sonuç odaklı olmalarının “sonuç” üretmeyen bir yaklaşımını anlattı...
 Tarih: 10-03-2020 05:29:26   Güncelleme: 10-03-2020 09:51:26
Sonuç Odaklı Olmak Her Zaman İşe Yaramaz
"Sonuç odaklı olmak" sık duyduğumuz güçlü bir kavramdır.  Bazı kurumlarda temel değerler arasında yer alır. Sonuç odaklı olmanın “sonuç” üretmeyen bir yaklaşımına değineceğim. 
 
Sadece sonuçla ilgilenmek, şirketlerde genellikle finansallara bakmak olarak yaygınlaştığında ve bir şeylerin eksik olduğu anlaşıldığında; Kaplan ve Norton, şirketlerin performansını 4 boyutta değerlendirmeyi içeren Dengeli Kurum Karnesi (Balanced Scorecard) sistemini geliştirdiler. 
 
Bu yaklaşımda finansal bakış yanında, iş süreçleri, öğrenme-büyüme ve müşteri boyutlarında da değerlendirme söz konusudur. Şirketlerde sürdürülebilir sonuçlar elde edebilmek için, organizasyonu tüm yönleriyle değerlendirme, hata ve eksiklerden dersler çıkarma, düzeltici aksiyonlar planlama ve neticede kurumu bulunduğu yerden daha üst seviyelere çıkarmaya imkan sağlayan bu yaklaşım yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır.
 
Bu araç 1990’lı yıllardan günümüze kadar pek çok işletmenin başarılı sonuçlar elde etmesine yardımcı olmuştur.
 
Balanced Scorecard’ın gelişim sürecinde, şirketler için hayati öneme sahip stratejik hedeflerin değerlendirilmesi öne çıktığı için, kurulan sistem aynı zamanda rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejik bir araç haline gelmiştir.  
 
 
Bu yaklaşımda değerlendirme dengeli, sadece sonucu değil sonuçlara ulaşırken süreçleri de dikkate alarak yönetim kalitesini artırmakta, performans ve başarıda en kritik faktör olan insana özel değer verdiği için kurumlarda tüm tarafları memnun eden sonuçların elde edilmesini sağlamaktadır. 
 
 
Sadece sonuçlar önemsendiğinde;
 
- Gelişim ihtiyacı olan çalışanlar bilinmez
 
- Kurum içinde birimler arası işbirliği zayıfsa görülmez
 
- Kurumun stratejisinde yanlışlık varsa ortaya çıkmaz
 
- Bazı iyileşmelerin kısa zamanda olamayacağı anlaşılmaz
 
- Büyük yapısal dönüşümler için stratejik plan yapılmaz
 
- İş süreçlerindeki israf noktaları gündeme gelmez
 
- Önceliklerde yapılması gereken değişiklikler değerlendirilmez
 
- “Müşteri her zaman önceliklidir” olarak sloganlaştırılabilecek müşteri odaklılık ıskalanır
 
- Kıt kaynakların yanlış tahsisi bilinmeyeceği için bu durum devam eder 
 
- Kurumun icracılık kabiliyeti hiç sorgulanmaz
 
- Faaliyetlerin izleme sürecinde sağlıklı ara dönem değerlendirmelerinin olmadığına dikkat edilmez
 
- Sonuca gitmekte zorlanan organizasyon yapısında değişiklik kimsenin aklına gelmez.
 
Sonuç odaklı olmak, yukarıda ifade ettiğimiz gibi doğru kullanılmadığında maalesef herkesin olumlu bildiği amacının dışına çıkabilir. 
 
 
Üstün gayretlerinize karşılık sonuçların iyi olmadığı ve "Ben sonuca bakarım"cılarla muhatap olduğunuz bir anı hayal edin, derdinizi anlatmakta zorlandığınız, hatta ifade edemediğiniz o anki hislerinizi hatırlayın, daha iyi olmak için enerjinizin tavan yaptığı(!) o anlardan bahsediyorum. 
 
 
Sonuçların önemli olmadığını, sorumluluk alma ve hesap verebilirlik kültürüne ihtiyaç olamadığını iddia etmediğimiz açıktır. 
 
Sonuçların otomatik olarak ortaya çıktığını, asıl gayret ve sorgulamanın sonuca giden yoldaki süreçlerde olduğunu artık söyleyebiliriz.
 
 
Öyleyse, sadece sonuçlara bakmaktan vazgeçip, tüm süreçlerdeki gelişim alanlarını eksiksiz değerlendirdikten sonra, hedeflediğimiz sonuçlara ulaşmanın keyfini çıkarabiliriz. 
Etiketler
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER YÖNETİM Haberleri
Tüm Anketler
Şiketinizde En Çok Hangisine İhtiyaç Duyuyorsunuz?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI