Örgüt Ortaminda Artarak Yükselen Olumluluk: Pozitif Örgüt Okulu Perspektifi

Dr. Öğretim üyesi Elif BAYKAL yaptığı araştırma çalışması ile pozitif örgüt okulu bakış açısının örgüt içerisinde artarak yükselen olumluluk eğilimine yol açtığı ve örgütsel performans, bireysel performans, örgütsel bağlılık, örgütsel güven ve benzeri pozitif çıktılara sebep olduğu sonucuna ulaşmıştır.
 Tarih: 21-03-2020 00:02:54   Güncelleme: 04-04-2020 13:54:54
Örgüt Ortaminda Artarak Yükselen Olumluluk: Pozitif Örgüt Okulu Perspektifi

Araştırmanın temel amacı olarak insan doğasındaki iyiliğe ve insanın pozitif potansiyeline odaklanarak yardımlaşma, ahenk, uyum, anlam ve erdem ile beslenen organizasyonlar ve bu organizasyonlarda kendilerini iyi hisseden mutlu ve verimli çalışanları hedeflemiş olumlu örgüt ortamı konu edildi.

Yapılan araştırmada pozitif örgütsel davranış perspektifinin olumlu bakış açısının örgütler üzerindeki etkileri araştırıldı.

Bu çalışmada Pozitif Örgüt Okulunun pozitife odaklı bakış açısının, örgütsel anlamda olumlu çıktılara ve olumlu atmosfere olan etkisi üzerine etkisini açıklamak maksadıyla pozitif psikoloji, pozitif örgüt okulu ve psikolojik sermaye perspektifleri detaylı olarak incelendi ve bu perspektiflerin örgüt ortamında yarattığı olumluluk ile ilgili kavramsal bir inceleme yapıldı.

Yapılan çalışma sonucunda pozitif örgüt okulu bakış açısının örgüt içerisinde artarak yükselen olumluluk eğilimine yol açtığı ve örgütsel performans, bireysel performans, örgütsel bağlılık, örgütsel güven ve benzeri pozitif çıktılara sebep olduğu görülmüştür.

Günümüzde, örgütlerde sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamak, çalışanların performansını arttırmak, değişen çevre koşullarında daha esnek çalışanlara sahip olmak ve çalışanların potansiyel yeteneklerini ortaya çıkararak geliştirmek için pozitif bir yaklaşıma ihtiyaç vardır (Kutanis ve Oruç, 2014). 

Örgütlerde pozitif olana yönlenmek hem çalışanların örgüt içerisindeki tatmin duyguları, örgüte olan bağlılıkları ve işler ile ilgili motivasyonları gibi bireysel pozitif çıktılara olumlu anlamda katkıda bulunmakta hem de yüksek seviyede performans ve örgütsel verimlilik gibi pozitif örgütsel çıktılara katkıda bulunmaktadır. 

Bu anlamda, bu çalışmada pozitif psikoloji akımının etkisiyle gelişen pozitif örgüt okulunun olumluya odaklı bakış açısının örgütlerde yarattığı pozitif etki kavramsal olarak incelenmiş ve konu ile ilgili alan yazınında yapılmış ampirik çalışmaların sonuçları ele alınmıştır.

Alan yazını incelememizde görüldüğü gibi pozitif örgüt okulu, örgüt içindeki bireye odaklanırken onun mutluluğuna ve gelişimine alışılmadık bir şekilde önem verir ve bunu sadece o bireyi düşündüğü için değil aynı zamanda beklenenin üstünde ve sürdürülebilir gerçek performansı elde edebilmek için yapar (Ramlal, 2008). 

Bireyin psikolojik sermayesi üzerinde yarattığı olumlu etki ile kişinin hem daha mutlu olmasına hem de daha olumlu örgütsel ve bireysel çıktılar yaratmasına yardımcı olur. Mesela öz yeterlilik duygusu ile kişi artan bir öz motivasyon hisseder ve kendisine verilen işleri bu duygusu arttıkça layıkıyla yerine getirebilme konusunda kendi yeteneklerine daha fazla inanç duymaya başlar (Stajkovic ve Luthans, 1998). 

Kendine güveni yüksek bireyler örgüt içerisinde daha zorlayıcı hedefler peşinde koşmakta, daha çok çaba göstermekte ve hedefe ulaşma yolunda karşılarına çıkan engellerle baş etmede daha başarılı olmaktadırlar. 

Öz yeterlilik hissi arttıkça bireyler stresle başa çıkabilme noktasında daha avantajlı hale gelmektedirler (Gardner & Schermerhorn, 2004, sf. 274).

Benzer şekilde iyimserlik, genelleştirilmiş bir olumlu bakış açısını ifade ettiği ve başarıya dair daha makro bir beklentiyi içerdiği için pozitif örgütsel çıktılara ve olumlu bireysel ve örgütsel performansa katkıda bulunur. Yine pozitif psikolojiden etkilenen umut ise kişinin hedefler koyup, bu hedeflere nasıl ulaşabileceğini hesaplayıp söz konusu hedefleri başarma noktasında kendisini motive edebilmesi ile ilgilidir. 

Snyder’a (2002) göre umut sahibi bireyler, kendilerini, arzuladıkları sonuçlara ulaştıracak yollar üretebilir, bu yolları aktive edip daimi kılabilirler. 
Umut üzerine Snyder vd. (2000) tarafından yapılan araştırmaya göre umutlu insanlar pozitif çıktılar elde etme konusunda daha motive ve adanmış şekilde davranırlar (Snyder vd., 2000). 

Benzer şekilde Peterson ve Luthans (2003) tarafından yapılan araştırmada yüksek umut seviyesine sahip liderlerin birimlerinin performansının daha yüksek olduğu, çalışanların işten ayrıma oranlarının düşük olduğu ve memnuniyet oranlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. 

Yine alan yazınına göre; pozitif psikoloji ile beslenen bireysel ve örgütsel psikolojik dayanıklılık ise organizasyondaki bireylerin ihtiyaç duydukları kaynaklara rahat ulaştıklarında ve yetkinlik ve becerilerini kullanabilecekleri deneyimler kazanma şansları olduğunda gelişir ve kişilerin bireysel anlamda aktif tercihlerde bulunabilmelerine ve kendi işlerini kendileri organize edebilmelerine yardımcı olur. 

Psikolojik dayanıklılık sayesinde açığa çıkan örgütsel adaptasyonlar yüksek seviyede rekabetin hüküm sürdüğü anlaşılmaz, karmaşık ve hızlı değişen bir rekabetçi bir dünyada vuku bulmaktadır (Sutcliffe & Vogus, 2003). 

Psikolojik dayanıklılık kapasitesi sabit bir özellik olmaktan ziyade gelişimsel bir süreçtir (Caza & Milton, 2012) ve bu süreçteki rutinler, uygulamalar ve değerler organizasyonun sıkıntılı durumları ve engelleri atlatmalarına yardımcı olmakla kalmaz, organizasyonun önceki durumlarından daha iyi noktalara gelmesi için yeni olanaklar yaratır (Sutcliffe & Vogus, 2003). Bütün bu gelişimsel süreç önceki deneyimlerin daha sonraki deneyimleri şekillendirmesi sayesinde oluşur (Akgün & Keskin, 2014).

Görüldüğü gibi ilgili yazın incelendiğinde, pozitif bakış açısıyla oluşan ve gelişen artan olumluluk ortamı pozitif örgütsel sonuçlara anlamlı ölçüde katkıda bulunmakta, örgütün daha yaşanır, daha talep edilir hale getirmekte ve bunu büyük ölçüde çalışanlara erdemli ve ahenkli bir örgüt iklimi yaratarak ve çalışanların bireysel psikolojik kapasitelerini arttırarak başarmaktadır. Pozitif örgüt okulu perspektifi, örgüt içinde yarattığı bu pozitif etkiyi bireylerin olaylara, diğer bireylere ve kendi öz yeteneklerine daha olumlu bakmalarını sağlayarak oluşturduğu görülmektedir.

Söz konusu olumlu bakış açısı pozitif örgüt okulunun bireylerin psikolojik güçlerine olan pozitif bakış açısı ve güveni sayesinde gelişir.

Olumluya odaklı örgütlerde bireylerin; umut, öz yeterlilik, iyimserlik ve esneklik gibi psikolojik sermaye bileşenlerinin beslenmesi ile bireyler kendileri ile ilgili daha güçlü öz inançlara ve hayata dair daha geniş perspektiflere sahip olmaktadırlar.

 

KAYNAK

İş'te Davranış Dergisi- Received - 24.03.2017 - Received in revised form - 18.04.2017 -Accepted - 24.04.2017

Journal of Behavior at Work - JB@W – İş’te Davranış Dergisi - İDD (2017), Vol.2(1) NARCIKARA - Elif Narcıkara (Baykal) * İstanbul Medipol University

Örgüt Ortaminda Artarak Yükselen Olumluluk: Pozitif Örgüt Okulu Perspektifi - Elif Narcıkara ( Baykal) İstanbul Medipol Üniversitesi

Etiketler
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER YÖNETİM Haberleri
Tüm Anketler
Şiketinizde En Çok Hangisine İhtiyaç Duyuyorsunuz?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI