Olumsuz Duygulardan Kurtulmanın 5 Yolu

Zor zamanlardan geçerken "çeneni yukarı kaldır", "iyi tarafından bak" veya "daha kötü olabilir" dendiğinde, kendinizi daha da kötü hissedebilirsiniz. Uzmanlar bunu ''Toksik İyimserlik'' olarak adlandırıyor ve bu durumun size yarardan daha ziyade zarar verdiğini söylüyor. Zor durumlarla başa çıkabilmenin yolunu Richard Branson'dan Bill Marriott'a ve NASA'dan Google'a kadar çeşitli organizasyonlara çığır açan liderlere yaptığı çalışmalarla içgörülerini oluşturan Margie Warrell açıklıyor.
 Tarih: 09-01-2021 01:33:04   Güncelleme: 09-01-2021 01:34:04
Olumsuz Duygulardan Kurtulmanın 5 Yolu

Endişelenme. Mutlu ol.

Kulağa akılda kalıcı bir cümle gibi gelebilir fakat bu iyi bir tavsiye değildir.

Zor zamanlardan geçerken "çeneni yukarı kaldır", "iyi tarafından bak" veya "daha kötü olabilir" dendiğinde, kendinizi daha da kötü hissedebilirsiniz.

“Toksik iyimserlik” kavramına merhaba deyin.

Bunlardan son zamanlarda çokça gördüm. Sizin de karşılaştığınızı düşünüyorum.

Toksik olumluluğun merkezinde, kendinden şüphe ettirme vardır- tüm durumlarda "mutlu ol, olumlu düşün" gibi olumlamaların aşırılaştırılması ve genelleştirilmesi.

Bu durum zehirlidir çünkü aşırı yapılan herhangi bir şey gibi, pozitiflik, olumsuz duyguları bastırmak, küçümsemek veya geçersiz kılmak için kullanıldığında, bir insanın yaşayacağı veya yaşayabileceği deneyimleri baltalar.

Gerçek şu ki, hayat bazen berbattır.

Tıpkı bu pandeminin milyarlarca insanın hanelerinde ve gönüllerinde açtığı ağır hasarlar gibi berbattır.

Kötü zamanlardan iyilik gelebilir mi?

Tabii ki evet. Ancak bu, hayatımız boyunca ortaya çıkan ve çıkacak zorlayıcı ve üzücü duyguları yok etmez.

Oğlum Ben önümüzdeki hafta liseden mezun olacak. Mart ayından beri arkadaşlarını görmesine izin verilmiyor ve mutluluk dolu olması gereken bir kutlama zamanını kaçırması beni çok üzüyor.

Aynı zamanda nisan ayında yeni kitabım için çıkacak olduğum turun iptal edilmesiyle de büyük hayal kırıklığına uğradım.

Kitabımın piyasaya sürüldüğü gün benim karantina altına alınmam ve kocamın COVID-19 teşhisiyle hastaneye kaldırılması ironisini ise asla unutamıyorum.

Demem o ki, “endişelenme ve sadece mutlu ol” anlayışının günümü güzelleştirmeyeceği kesin.

Son zamanlarda kendi payınıza düşen aksilikler ve mücadeleler yaşadığınızı tahmin ediyorum.

Belki de şu anda birkaçının ortasındasınız.

Anlıyorum.

Eğer durum buysa, pozitifliği nasıl gördüğünüzü yeniden çerçevelendirmenizi tavsiye ederim.

Olumlu bir zihinsel bakış açısına sahip olmanın, yaşamın kaçınılmaz iniş çıkışları arasında başarılı olmak için hayati önem taşımadığından değil. Olumlu olmak gerçekten önemli.

Ancak, hangi duyguları hissedeceğimizi seçmeye çalıştığımızda ve kendimizi o kadar da hoş olmayanlardan ayırdığımızda, aslında kendimizi bize en derin neşeyi getirenlerden koparıyoruz. Acı çekmekten kaçınmak, bir tür ıstıraptır.

İşte toksik pozitifliğin tuzaklarından kaçınmak ve bu kötü hisleri size hizmet edecek şekilde aşmak için 5 strateji:

1) Duygularınızı sonuna kadar yaşayın

Acı çekmeye uğraşmayız. Aksine acı çekmekten kaçınmaya çalışırız. Yine de en derin güç kaynağımıza erişmemizi acı ile bağlantı duygularımızı kucaklayarak elde ederiz.

Bir daha ki sefere pek iyi hissettirmeyen bir duygu hissettiğinizde, sessiz bir yere gidin, hissettiğiniz duyguları etiketleyin- üzgün, endişeli, kıskanç, suçlu, incinmiş, hayal kırıklığına uğramış- ve bu duyguların vücudunuzda nerede konumlandığını tanımlayın (kendilerini her zaman bir yere yerleştirirler!).

Elinizi oraya koyun ve daralmayı hissettiğiniz her yere derin nefes almak için birkaç dakika ayırın. Bunu yaparken kendinize şu soruyu sorun: Hangi konulara dikkat etmem gerekiyor?

Araştırmalar, duygularımızı baştan sona hissetmenin, bu kavramlar hakkında gevşemeye yardımcı olduğunu keşfetmişlerdir. Diğer taraftan, rahatsız edici duygular inkâr edildiğinde onları yalnızca büyütürüz. Yalnızca daha olumsuz duygularımızı tam olarak hissederek olumlu olanların tadını gerçekten çıkarabiliriz. Biri olmadan diğerine olmadan sahip olamazsın.

2) Hayatınızın değiştirilmemiş gerçeğini hak eden birkaç kişiyle paylaşın

Gerçekten nasılsın?

Varsayılan yanıt "harikayım" dır. İnsanların duymak istediği şey bu. Gerçek olmasını istediğimiz şey bu. Ve bazen de öyle.

Yine de hayatımızın daha az kusursuz olan gerçeğini maskelediğimizde ve sahte bir duygusal dünya oluşturduğumuzda, yüklerimizi daha iyi taşımamıza yardım edebilecek insanlardan kendimizi ayırırız. O yerde sahte yakınlık ile yüzeysel arkadaşlıklar kurma riskiyle karşı karşıyayız.

Bu, etrafta dolaşıp herkese tüm sorunlarınızı ya da ne kadar kötü hissettiğinizi anlatmanız gerektiği anlamına gelmez. Herkes senin gerçeğini hak etmiyor. Bunun yerine sizi neyin ağırlaştırdığını bilme hakkını kazanmış birkaç kişiyle durumunuzu paylaşın.

Kocam COVID-19 nedeniyle hastaneye kaldırıldığında endişeli ve bunalmış hissettim. Sırf şüpheye karşı koymak ve cesur olmak hakkında bir kitap yazmış olmam, beni o anda korkuya karşı korumadı. Aslında, ateşle mücadele ettiği ilk birkaç gününde korkudan dehşete düştüm. Bu yüzden yakın arkadaşlarıma ve aileme ulaştım. Ağladım. Kendimi oldukça dirençli biri olarak görüyordum, ancak başkalarının beni neşelendirmesine izin verdiğimde duygusal bant genişliğimin daha da arttığını fark ettim.

Aynısı sizin için de geçerli. Mücadelenizi paylaşmak onları ortadan kaldırmaz, ancak onları daha iyi taşımak için omuzlarınızı hafifletir. “Paylaşılan bir yük yarıya indirilmiş bir yüktür” sözü çok büyük bir hakikati barındırmaktadır.

Gerçekten nasılsın?

İyi olmadığını söylemekte sorun yok. Ve tabii ki, eğer gerçekten hala bu yükü taşımakta zorlanıyorsanız, profesyonel yardım alma cesaretine sahip olmalısınız. Size yardım edebilecek kişilere ulaşmak bir zayıflık işareti değildir. Daha güçlü olmak istediğinizi gösterir.

3) İyimser hissetmediğiniz için kendinizi hırpalamayı bırakın

Kendinizi pozitif bir insan olarak görmeyi seviyorsanız, pozitif olmaktan başka bir şey hissettiğinizde bu, kimlik duygunuzla çelişmenize sebep olabilir. Ancak iyimser hissetmediğiniz için kendinizi hırpalamak sizi daha da aşağı çeker.

En iyimser insanlar bile bazen olumsuz hissedebilir. En sevecen kişi dahi sevecenlik dışında başka birçok duygu hissedebilir. Arkanıza yaslanın ve en iyi arkadaşınıza göstereceğiniz şefkatle insanlığınızı kucaklayın. Korku, öfke, üzüntü… hepsinden iyilik çıkabilir. Ama onlarla savaşırsanız veya onlardan kaçarsanız değil.

 

Olumsuzluğu ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, pozitifliği artırmak için çalışmalıyız. Olumsuz duygular hissettiğimiz her seferinde kendimizi cezalandırıyorsak, daha olumlu duygular geliştiremeyiz.

4) Başkalarının zor duygularını onaylayın

İlk hamileliğimin ortasında düşük yaptıktan hemen sonra, birçok insan daha iyi hissetmeme yardımcı olacak sözler söyledi. Bazen ise tam tersini yaptılar.

Bir iş arkadaşım, "Sanırım bu bebek kaderinde yoktu," dedi. Evet, açıkça kaderimde yoktu ama okuldaki ilk günlerini çoktan hayal etmiştim. "En azından hala gençsin," dedi bir başkası. Evet, öyleydim. Ama kederimin ortasında onun sözleri pek teselli vermedi.

Kendi kayıp deneyimlerimden öğrendiğim gibi, kederden kurtulmanın tek yolu üzüntümüzle oturup onu tamamen onurlandırmaktır.

5) Gerçekle yüzleşin ama umudunuzu koruyun

Zor duygular ve iyimserlik birbirini dışlamaz. Hala hayatınızın bazı yönlerinde olumsuz hissedebilirsiniz, ancak geleceğiniz konusunda iyimser olabilirsiniz.

Şu anda, ailemin üç kıtaya dağılmış olması ve uluslararası seyahat kısıtlamalarının onları bir daha ne zaman görebileceğimi planlamaktan alıkoyduğuna üzülüyorum. Yine de sonunda birbirimizi kucaklayabileceğimizi ve muhteşem bir gün de birlikte olacağımızı biliyorum.

Değişim, doğanın zorunluluğudur. Öyleyse, hissettiğiniz duyguları onurlandırırken aynı zamanda geleceğin size dört gözle bekleyeceğiniz çok şey sunacağı inancınızı koruyun. Şimdi ne kadar kötü şeyler hissedilirse hissedilsin, sonsuza kadar böyle hissetmeyeceksiniz.

Dolu bir hayat yaşamak, cesur bir hayat yaşamak demektir. Bu sebeple toksik pozitifliğe yer yok ve olmamalıdır. Sonuçta cesaret, en derin korkularımızı inkâr ederek değil, yüzleşerek ortaya çıkar.

Bazen kendinize kötü hissetmek için izin vermek, kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri olabilir.

  Kaynak: https://www.success.com/5-strategies-for-working-through-difficult-emotions/
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER LİDERLİK Haberleri
Tüm Anketler
İş Yerinde Mutsuzluğun Nedeni Nedir?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI