Kurumsal Yalnızlık

Kurum içi iletişimin sağlıklı olması şirketlerin başarısını ve müşterileri ile olan bağı da etkiliyor... Bu sürecin sağlıklı yürütülmesi için şirket içindeki ''Çok Kültürlülük'' kavramı iyi yönetilmelidir... Öğretim Görevlisi, Yazar ve Eğitmen Hakan Okay bu konuda dikkat etmeniz gereken yönleri açıklamaktadır...
 Tarih: 22-04-2020 00:53:01   Güncelleme: 25-04-2020 01:08:01
Kurumsal Yalnızlık
Günümüzde kurumlar büyümekte ve globalleşmektedirler. Sadece kendi ülkelerinde değil, aynı zamanda dünyanın bir çok ülkesinde faaliyet göstermektedirler. Bu faaliyetlerin bir kısmı, başka ülkede şirket kurmak, ortaklıklar yapmak veya fabrikalar açmak şeklinde olmaktadır. Bir kısmı da sadece ofisler kurmak veya şirket satın almaları gibi faaliyetlerdir. Böylelikle şirketler farklı ülkelerde, farklı kültür, dil, din, ırk ve geleneklere sahip insanların birlikte çalıştıkları birer kurumlara dönüşmektedirler. 
 
Diğer yandan küresel göçler, mülteciler, insanların başka ülkelerde uzun süreli çalışma arzuları veya zorunlulukları, kendi ülkelerinde faaliyet gösteren şirketlerin de farklı ülkelerden gelen oluşan insanlardan oluşan organizasyonlara dönüşmesine neden olmaktadır. 
 
Özellikle batılı şirketlerin veya gelişmiş ülkelerde çok kültürlü şirketlerin, onlarca ülkeden gelmiş insanların bir arada çalıştıkları, üretim yaptıkları veya hizmet sağladıkları bilinmektedir. Hatta bazı dev şirketler, çağrı merkezi veya destek hizmetleri gibi faaliyetleri, tamamen başka ülkelerde konumlanmış merkezlerinden sağlamaktadırlar.
 
 
Bu yapılanmalar, şirketlerin en önemli değerlerinden biri olan insan kaynağının, daha verimli, daha hızlı ve daha etkin çalışması için kaçınılmaz bir durumdur. “Çok kültürlülük” zamanla daha da çok yayılacak bir kavramdır. 
 
Diğer yandan teknolojinin gelişmesi ve daha etkin kullanımı ile birlikte, bilgi, deneyim ve birikimlerin hızlı aktarılması, hatta uzaktan erişimle dünyanın her tarafındaki şirket birimlerine kolayca iletilmesini sağlanmaktadır. İnsanlar birbirlerini görmeden veya tanımadan sürekli etkileşim halinde olmaktadırlar. 
 
 
Oysa, kurumsal iletişimin temel ögelerinden biri “Motivasyon”dur ve bu ancak kurum içi etkili iletişimle sağlanabilir.
 
Çalışanlar birbirlerine güvenmeli, keyif almalı, iş saatleri arasında birbirleri ile zaman geçirmeleri, gerektiğinde duygusal destek alabilmeleri gereklidir. Ancak bir yanda “Çok kültürlülük” ve yoğun rekabet hırsı, diğer yanda ise teknolojinin iş hayatındaki etkisi, bireyyler arasında iletişimde bir takım problemlerin oluşmasına neden olmaktadır. 
 
 
California Üniversitesi’nden Prof. Dr. Letitia Anne Peplau ve North Carolina Üniversitesi’nden Prof. Dr. Daniel Perlman 1982 yılında yayınladıkları yayınladıkları makalede,  bu gelişmelerin insanları, iş arkadaşlarından soğutacağını, kopukluk hissetmelerine veya kendilerini dışlanmış hissetmelerine neden olacağını ifade etmişlerdir. (1)
 
 
Gerçekten de günümüzde çalışanların birbirlerine destekleyici davranışları hızla ortadan kaybolmaktadır. Çok kültürlük kurumlarda benimsenmez ise ve bireylerin diğer bireylere karşı olumsuz bakış açıları varsa, diğer bireylerle yakınlık kurdukları zaman, olumsuz sonuçlarla yüzleşeceklerine dair endişeleri gelişmekte ve ilişkilerden kaçınmaya başlamaktadırlar.
 
Sonuçta “Yalnızlık” duygusu yaşanmaktadır. 
 
 
İşletmelerdeki yalnızlık, bireylerin özel yaşamlarındaki yalnızlıktan daha farklı bir şekilde oluşmaktadır.
 
İşletmelerdeki yalnızlık, iş yaşamında diğer çalışanlarla sağlıklı iletişim kurmayı engelemekte, hem iş konularında, hem de arkadaşlık olarak destek almayı zorlaştırmaktadır. (2)
 
Dolayısı ile, iş yaşamında yalnızlık hisseden bireylerin, motivasyonu düşmekte, işe katkısı ve verimliliği azalmakta, aidiyet duygusu gelişmemekte, sonuçta işten ayrılmalar gerçekleşmektedir. 
 
 
Kurumlar açısından çalışan sirkülayonunun yüksek olması, istenen bir şey değildir.
 
Müşteri açısından da olumsuz etkileri olduğu gibi, verimsizlik, deneyimsizlik ve sürdürülebilir olmamak gibi net sonuçları vardır.
 
Bireyler de, bir kurumda sadece maaş, prim ve sosyal haklar için çalışmazlar, o kurumdaki sosyal ortamdan mutlu olmak, dostluklar elde etmek, birlikte bir hedefi paylaşmak, birlikte sevinmek, birlikte üzülmek, birlikte başarmak isterler. 
 
 
Kurumsal yalnızlık, iş dünyasındaki bireylerin en çok etkilendiği konulardan biridir.
 
Bu nedenle, çalışanların kurumlarda bu yalnızlığı hissetmemelerini sağlamak, tüm işverenlerin, yöneticilerin, insan kaynakları birimlerinin odaklanması gereken konuların başında gelmektedir.
 
 
Kaynakça
 
(1) Peplau, L. & Perlman, D. (1982). Perspectives on loneliness. In L. Peplau & D.Perlman (Eds.), Loneliness: A source book of current theory, research and therapy. New York: John Wiley & Sons.
 
(2) Wright, S. L., Burt, C. D. B. & Strongman, K. T. (2006). Loneliness in the workplace. Construct definition and scale development, 35(2), 59-68.
Etiketler
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER LİDERLİK Haberleri
Tüm Anketler
İş Yerinde Mutsuzluğun Nedeni Nedir?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI