İşbirliği Yapan İnsanların Temel Özelliği: Zekâ

Araştırmacılar, gerçekleştirdikleri deneyde toplumlarda işbirliğini kolaylaştıran etkenleri bulmak amacıyla oyun teorisini kullandı. Eugenio Proto, Aldo Rustichini ve Andis Sofianos, LSE Review’in sitesindeki analizlerinde araştırmalarında ulaştıkları sonuçları değerlendirdi.
 Tarih: 28-08-2020 11:11:50
İşbirliği Yapan İnsanların Temel Özelliği: Zekâ

İnsanları işbirliği yapmaya yönlendiren şey nedir?

Sadece kendimize değil, çevremizdekilere de yararlı olacak davranışları benimsememizi sağlayan temel özellik nedir?

Ekonomistler ve diğer sosyal bilimciler bu soruya farklı yanıtlar veriyor.

İşbirliği sıcaklık hissinden kaynaklanıyor olabilir: Başkalarına değer vermek bizi cömertliğe ve işbirliğine yöneltebilir. Bu önermeye göre, uyumlu toplumlarda davranışlarımızı cömertlik hissi yönlendirir.

Bir diğer öneri ise toplumsal açıdan faydalı davranışların temelinde kuralların ve kurumların yattığıdır. Bu öneriye göre, uyumlu bir toplum, herkesin uyduğu kurallar ya da kökleri geçmişe dayanan başarılı kurumlar üzerine kurulur. Bir diğer olasılık ise, çıkarlarımızın bizi iyi vatandaşlar olmaya yönelttiğidir.

Bu öneriye göre, insanların eylemlerinin toplumsal sonuçlarını ve başkalarına etkilerini öngörecek kadar akıllı davranması durumunda, toplumda işbirliği gerçekleşir.

Bir süre önce yayınlanan bir makalede bu üç öneriyi deneylerle test ettik ve son önermeyi destekleyen sonuçlar elde ettik:

- Uyumlu, işbirliğine yatkın bir toplumun temel koşulu zeki insanlardır.

- Sıcak duygular ve kurallar ise küçük ve geçici bir etki yaratıyor.

Bir gruptaki insanların zekâ düzeyi diğer gruptakilerden daha yüksek olduğunda, zeki grubun işbirliği yapmayı öğrendiğine tanık olduk.

Gerçekleştirilen deneylerde neredeyse eksiksiz bir işbirliği sağlandı.

Zekâ düzeyi daha düşük grupta ise işbirliği oranı başlangıç düzeyinin de altına indi.

Araştırma Tekrarlanan oyunlara dayanan deneylerde, tekrar karşılaşacağını bilen iki insan kararlarını karşısındaki insanın daha önceki davranışlarına göre veriyordu.

Tekrarlamalar, deneyi gerçekleştiren kişi tarafından belirlenen bir frekansta, gelişigüzel sürelerde gerçekleşiyordu. Bu sürenin uzaması, daha uzun ömürlü bir toplumsal etkileşim olasılığını gündeme getiriyordu.

Tekrarlanan oyunlar sıfır toplamlı değildi: Yani karşılıklı yararlı davranış ve işbirliği olanağı da vardı; bencil, karşı tarafa zarar veren davranışlarda bulunma olanağı da. Bu, toplumumuzda en sık karşılaştığımız etkileşimlerin özelliklerini yansıtan temel özelliklerden biridir.

Bunun sonrasında denekleri iki gruba ayırdık: Gruplar daha önce söz ettiğimiz özellikler doğrultusunda (iyi niyet, sağlam kurallar ve zekâ) ayrıldı.

İşbirliğine yönelik seçimlerin frekansına (işbirliği oranı olarak adlandırılıyor) bencilce davranışlardan daha fazla ağırlık verdik.

Çeşitli oyunları inceledik; ilk olarak mahkûmun ikilemini ele aldık.

Mahkûmun ikileminde, oyunun sadece bir kez oynanması durumunda, karşı tarafın yaptıklarından bağımsız bir şekilde, karşı tarafa ihanet etmek daha fazla şey kazandırıyordu. Oyunun sürekli tekrarlanması durumunda ise her iki oyuncunun her aşamada işbirliği yapmasını gerektiren, herhangi bir sapma durumunda ihanet dengesine dönüş riski taşıyan bir denge oluşuyordu.

Dikkat ederseniz burada güncel kazanç (karşı tarafa ihanet edilmesi durumunda yükselen) ile uzun vadede kazanç (karşı tarafa ihanet edilmesi durumunda azalan) arasında bir denge kurulmalıdır.

Zekâ düzeyini Raven Progresif matris testleriyle ölçtük.

Grupları zekâ düzeyi doğrultusunda oluşturduğumuzda, yani bir gruptaki insanların zekâ düzeyi diğer gruptakilerden daha yüksek olduğunda, zeki grubun işbirliği yapmayı öğrendiğine tanık olduk.

Gerçekleştirilen deneylerde neredeyse eksiksiz bir işbirliği sağlandı.

Zekâ düzeyi daha düşük grupta ise işbirliği oranı başlangıç düzeyinin da altına indi.

Sonuçları Şekil 1’de görebilirsiniz.

Sıcak  duyguların olası etkilerini test etmek amacıyla insanların uyum düzeyi doğrultusunda; normların etkilerini test etmek amacıyla insanların dürüstlük düzeyi doğrultusunda da gruplar oluşturduk.

Zekânın daha basit oyunlardaki etkisi

Zekânın işbirliği yapmayı öğrenmekteki etkisini daha derinlemesine araştırmak amacıyla iki zekâ grubunun, kısa vadeli kazanç ile uzun vadeli kazanç arasında bir dengenin söz konusu olmadığı daha basit oyunlardaki davranışlarını da inceledik.

Geyik avı oyunu bu oyunlara bir örnekti.

Geyik avı oyununda oyuncuların geyik mi yoksa tavşan mı avlayacağına karar vermesi gerekiyor.

Siz geyik avlamaya karar verdiyseniz, karşı tarafın da geyik avlamaya karar vermesi durumunda kazancınız artıyor. Tavşan avlamaya karar vermesi durumunda ise kazancınız azalıyor.

İlk kararı karşı tarafın verdiği oyunun tekrarlarında, karar değiştirerek geyik yerine tavşan avlamaya karar verilmesi, kısa vadede de uzun vadede de herhangi bir kayıp ya da kazanç yaratmıyor. Bu oyunda zekâ düzeyi yüksek ve düşük gruplar arasında kayda değer bir fark bulamadık. Her iki grup da kararını baştan veriyor ve etkileşimin sonuna dek de değiştirmiyordu.

Zekânın sadece kısa vadeli kazançlarla uzun vadeli kazançlar arasında bir denge kurulmasını gerektiren oyunlarda fark yaratmasının nedeni neydi?

Bize göre, bunun nedeni zekâ düzeyi düşük bireylerde görülen hedef ihmalidir.

Yazarlar, deneyler aracılığıyla daha zeki insanların daha önce belirledikleri stratejiler konusunda daha tutarlı olduğunu kanıtlamıştır.

Bizim gerçekleştirdiğimiz deneyde, bir insan kısa vadeli hedeflerle uzun vadeli hedeflerin birbiriyle çeliştiği bir oyun oynadığında, uzun vadeli hedefleri ihmal ederek hatalar, yani kazancı azaltan seçimler yapıyordu.

Genel itibarıyla son dönemlerdeki araştırmalar erken çocukluk dönemindeki eğitimin bilişsel becerilerin gelişimine katkısını araştırıyor.

Ulaştığımız sonuçlar, bu tür müdahalelerin sadece bireyler açısından değil, toplumlar açısından da yararlı olduğunu gösteriyor. Dahası, araştırmalar yoksulluğun, bilişsel fonksiyonları doğrudan etkilediğini gösteriyor.

Dolayısıyla, ulaştığımız sonuçların, bilişsel fonksiyonların gelişmemesi ile yoksulluğu artıran çatışmalar arasında bir bağlantı olduğunu gösterdiği söylenebilir. Dolayısıyla yoksulluk baskısı altındaki bölgelerde çatışmaları önlemeye yönelik politikalar, bilişsel becerilerin gelişmesini de sağlayabilir.  

  Kaynak: OPTİMİST YAYINLARI
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER ARAŞTIRMA Haberleri
Tüm Anketler
İş Yerinde Mutsuzluğun Nedeni Nedir?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI